1 Mayıs 2007 Salı

artık soyleyecek cumlem yok vazgectım....

ben ben hep ben yine ben

efendim hoşgeldiniz sefalar getirdiniz. blog sahipleri olarak ii günler dileriz:))

adı hasret

sensiz şehir anlamsız, hayatı kaybediyorum, elimden tutan olmuyor... yazmak düştü bana gözlerini yazmak... hasret düşüyor kaldırımlara, sokaklar boş hayat kayıp gidiyor ellerimden gözlerine hasret yaşıyorum... yollar giriyor araya yıllar... adı hasret adı acı sensizliğin sen yoksun işte... adın kaldı gözlerimde sensiz yaşamakta yakışıyor adama... sensiz ve sessiz yaşamakta güzel gülüm... selamım yıldızlara'dır sevgilim çünkü yıldızlar kadar uzaksın şimdi... yıldızlar kadar yar...

nazım hihmet'ten

Yaşamak şakaya gelmez
,büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi meselâ,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.
Yaşamayı ciddiye alacaksın,yani,
o derecede,
öylesine ki,meselâ,
kolların bağlı arkadan,
sırtın duvarda,
yahut, kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel, en gerçek şeyin yaşamak olduğunu bildiğin halde.
Yani,
öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, meselâ,
zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde
ölüme inanmadığın için, yaşamak,
yani ağır bastığından.